Fine Arts

Yapay Zeka Mimarlığı Yok Etmeyecek, Dönüştürecek

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemil Atakara, yapay zekanın mimarlık mesleği ve eğitimine etkilerini değerlendirdi. Atakara, teknolojinin mimarın yerini alan bir unsurdan ziyade, bilinçli kullanıldığında tasarım sürecini hızlandıran ve üretim kapasitesini artıran güçlü bir araç olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Atakara, “Yapay zeka mimarlığı yok etmiyor; ancak mimarlığın nasıl yapıldığını ciddi biçimde değiştiriyor” ifadelerini kullandı. Mimarlığın geçmişte T cetveli, gönye ve eskiz kağıtları gibi araçlardan bilgisayar destekli tasarım programlarına geçişle önemli dönüşümler yaşadığını aktaran Atakara, yapay zekanın da benzer şekilde mesleğin çalışma biçimini değiştirdiğini kaydetti.

Yapay zekanın konsept geliştirme, alternatif tasarım üretimi, görselleştirme, malzeme araştırması ve proje analizi gibi alanlarda kullanılabildiğine dikkat çeken Atakara, teknolojinin daha önce uzun zaman alan işlemleri kısa sürede gerçekleştirmeye olanak sağladığını ifade etti. Atakara, bu dönüşümün mimarlık ofislerinin organizasyon yapısını da etkileyebileceğini, ancak temel değişimin insan kaynağının tamamen ortadan kalkmasından çok mimarın üretim kapasitesinin artması olacağını belirtti.

Mimari düşüncenin yalnızca yapay zekanın ürettiği alternatiflerden oluşmadığını vurgulayan Atakara, bağlamı değerlendirme, insan ihtiyaçlarını anlama, kültürel değerleri yorumlama ve tasarım kararlarının sorumluluğunu üstlenmenin mimarın görevleri arasında yer aldığını söyledi. Atakara, bu nedenle yapay zekanın yalnızca görselleştirme aracı olarak değil, tasarım problemlerinin araştırılması ve farklı senaryoların geliştirilmesi süreçlerinde de değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.

Mimarlık eğitiminin de bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini belirten Atakara, öğrencilerin yapay zeka araçlarını kullanmanın yanı sıra bu araçların ürettiği sonuçları sorgulama, analiz etme ve mimari bilgiyle yönlendirme becerisi kazanmasının önemine işaret etti. Atakara, geleceğin mimarının teknolojiye hakim olmasının yanında eleştirel düşünebilen, yapay zekayı doğru yönlendirebilen ve insan, mekan, çevre ile kültür arasındaki ilişkiyi merkeze alan bir tasarım yaklaşımına sahip olması gerektiğini kaydetti.