Güzel Sanatlar

Kentlerin Geleceği Doğru Planlamadan Geçiyor

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) akademisyenlerinden Doç. Dr. Payam Mahasti, 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, daha kapsayıcı, dirençli ve yaşanabilir kentlerin oluşturulmasında şehir planlamanın önemine dikkat çekti. Mahasti, kentlerin geleceğinin bilimsel verilere dayalı planlama, toplumsal katılım ve kamu yararını gözeten kararlarla şekillendirilmesi gerektiğini belirtti.

Şehir planlamanın yalnızca yapılaşma ve fiziksel gelişimle sınırlı olmadığını ifade eden Mahasti, ulaşım, konut olanakları, yeşil alanlara erişim, kamusal mekânların niteliği ve mahalle yaşamının planlama kararlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti. Kentlerin gelişimine ilişkin kararların insanların günlük yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Mahasti, şehir planlamanın toplumsal refahı gözeten önemli bir kamusal sorumluluk taşıdığını vurguladı.

Günümüzde kentlerin iklim değişikliği, artan konut maliyetleri, ulaşım sorunları, çevresel bozulma ve temel hizmetlere erişimdeki eşitsizlikler gibi birçok sorunla karşı karşıya olduğunu belirten Mahasti, bu konuların Türkiye ve Kuzey Kıbrıs açısından da önem taşıdığını ifade etti. Özellikle Kuzey Kıbrıs'ta hızlı kentsel gelişimin sınırlı su kaynakları, tarım alanları, kıyı ekosistemleri ve altyapı kapasitesi üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Mahasti, kentsel büyümenin bütüncül ve uzun vadeli bir yaklaşımla ele alınmasının önemine işaret etti.

Yaşanabilir kentlerin yalnızca yapılaşma, yol genişliği veya yatırım miktarıyla değerlendirilemeyeceğini kaydeden Mahasti, çocukların güvenli ulaşım olanaklarına sahip olması, yaşlı ve engelli bireylerin kamusal alanlardan yararlanabilmesi, özel aracı olmayan kişilerin temel hizmetlere erişebilmesi ve yeşil alanların yaygınlaştırılmasının planlama süreçlerinde gözetilmesi gerektiğini belirtti. Bu hedeflere ulaşılmasında halkın karar alma süreçlerine katılımının önemine değinen Mahasti, yerel yönetimler, üniversiteler, şehir plancıları, mimarlar, mühendisler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin daha kapsayıcı kentlerin oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Üniversitelerin eğitim, araştırma ve toplumsal iş birliği faaliyetleriyle kentlerin geleceğinin şekillendirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini belirten Mahasti, bilimsel bilgiye dayalı planlama ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını gözeten yaklaşımların önemini vurguladı. Daha yaşanabilir kentlerin oluşturulmasının toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Mahasti, kentsel gelişim kararlarının çevresel değerleri, kültürel mirası ve toplumsal ihtiyaçları birlikte gözetmesi gerektiğini kaydetti.