Sağlık Bilimleri

Son Kullanma Tarihi mi, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi mi?

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nazife Hürer, gıdalarda yer alan son kullanma tarihi (SKT) ile tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) kavramlarının doğru anlaşılmasının, hem bireysel sağlık hem de gıda israfının önlenmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Hürer, bu iki tarihin sıklıkla karıştırılmasının sağlık risklerine ve gereksiz gıda kaybına yol açabildiğini ifade etti.

Son kullanma tarihinin gıda güvenliği açısından bağlayıcı bir gösterge olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Hürer, “Son kullanma tarihi bir tavsiye değil, kesinlikle uyulması gereken bir gıda güvenliği göstergesidir. Gıdanın görünümünün ya da kokusunun normal olması, her zaman güvenli olduğu anlamına gelmemektedir” dedi. SKT’nin, mikrobiyolojik analizler ve raf ömrü çalışmaları sonucunda belirlendiğini aktardı.

SKT ile TETT arasındaki farklara da değinen Hürer, “SKT, gıdanın güvenliği ile ilgilidir ve bu tarihten sonra ürün kesinlikle tüketilmemelidir. Tavsiye edilen tüketim tarihi ise gıdanın kalite özelliklerini en iyi şekilde koruduğu süreyi ifade eder” ifadelerini kullandı. Bu ayrımın bilinmemesinin, bir yandan sağlık risklerini artırırken diğer yandan tüketilebilir durumdaki gıdaların israf edilmesine neden olabildiğini belirtti.

TETT’si geçen ürünlerin her zaman sağlık riski oluşturmadığını vurgulayan Hürer, uygun saklama koşullarında muhafaza edilen, ambalaj bütünlüğü bozulmamış ve bozulma belirtisi göstermeyen bazı ürünlerin bu tarihten sonra da belirli bir süre tüketilebileceğini ifade etti. Buna karşın en küçük bir bozulma şüphesinde ürünün tüketilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Etiket okuma alışkanlığının önemine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Nazife Hürer, son kullanma tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihi arasındaki farkın doğru anlaşılmasının, hem gıda güvenliğinin sağlanmasına hem de gıda israfının azaltılmasına katkı sunduğunu belirtti. Bu bilincin yaygınlaşmasının, sürdürülebilir ve sorumlu tüketim davranışlarının güçlenmesinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.